Dünyanın İlk Sineması

Trajan Sütunu

Roma’nın kalbi, Trajan Forumunda bulunan Trajan(Traianus) Sütunu (M.S. 107-113), muazzam bir işçilik örneği ile zafer anıtları arasında kendine çok ayrı bir yer bularak adeta tarihin ilk sineması gibidir.

Trajan Sütunu
Panoromik Gezi

Roma-Daçya (Romanya ve çevresi) savaşını (M.S. 101-106) 155 rölyef(friz) ve 2662 figür ile adım adım resmeden bu sütunun mimarı şamlı Apollodorus’dur. (Trajan bu sütunda 58 yerde geçer.) Roma, anadoludan ve ortadoğudan romaya çokça mimar götürmüşdür, neticede kendi vatandaşları olan bu mimarlar, bugün hala ününü muhafaza eden bir çok eser ortaya koymuşlardır.

Yapım sürecinde mahkumlar,esirler ve atlar kullanılmıştır. Lewis vinç sistemin geliştirilmiş olması bu denli yüksek bir yapı tasarlanmasında Apollodorus’a yardımcı olmuştur. Parçalardan oluşan yapı, platformlar yardımı ile peyder pey eklenerek yükseltilmiştir.

Sahneler savaş hazırlıklarından başlar, savaş sırasındaki olaylar ile devam eder ve zafer kutlamaları ile sonlanır. En üst kısımda Trajan’ın heykeli ortaçağa dek bulunmaktaydı, 4 Aralık 1587 de Papa 5. Sixtus’un emri ile bu heykel kaldırıp yerine aziz peter heykeli yerleştirilmiştir.

Sahneler, eser etrafında döndükçe adeta bir film gibi oynamaya başlarlar. Friz (rölyef) kullanımı yunan tapınaklarında sıkça görürlür. Bir olayı anlatmakta sıkça kullanılırlar, örneğin Bergama Zeus Sunağında da firz kullanılmıştır. Trajan sütununu farklı yapan nokta bu friz kullanımının bir düzlem yerine 360 derecede panoromik gerçekleşmiş olmasıdır.

Yapı ortasında bir merdiven sistemi bulunmakta fakat günümüzde kullanıma kapatılmıştır.

Trajan Sütunu Özellikleri

  • Yükseklik 30m pedestal ile 35m
  • Çap’ı yaklaşık 3.7m
  • Toplam ağırlığı yaklaşık 53 ton’dur.
  • İçerisinde 185 basamaklı bir merdiven mevcuttur.
  • Yapımında Carrara mermeri kullanılmıştır.
Carrara mermer ocağı
Carrara mermer ocağı

Günümüz ;

Zaman içinde doğal aşınmalara uğrayan Trajan sütunu çevresiyle beraber koruma altındadır, malesef yanına yaklaşılamıyor. Sütun ilk yapıldığında boyanmışdır, (yunan tapınakları da geçmişde bugünki gibi bembeyaz değillerdi, boyanırlardı.) hava şartlarına açık olmasından ve o zamanki boyaların sentetik değil doğal kök boyası olması nedeniyle günümüze bu boyalı haliyle ulaşamamıştır.

Lokasyon olarak romanın merkezinde olmasından dolayı ve işçiliğinin hayranlık uyandırmasından dolayı her dönem sanatçılar tarafından yoğun ilgi görmüştür, iyi ki de görmüştür. Bugün deforme olan kısımları geçmiş çizimler ve gravürlerden referans ile alçı çalışmaları ile yeniden yapılarak müzede sergilenmektedir.

Stop Motion Videosu (National Geographic)

SaltideaS

Hayatın muhteşem üçlüsü gezmek, yemek ve sanat üzerine düşüncelerimi ufak ufak notlar halinde tutarken bunları sizlerle de paylaşmak istedim. (Bunların dışındaki kavrayışlarımı Blog bölümünde bulabilirsiniz.) Yaklaşık 15 senedir mutfakla çok yakın bir ilişki içindeyim, her fırsat olduğunda doğada kaybolmayı çok severim ve mesleğimin de katkısı ile sanatla organik bir bağ içindeyim. Bu sitede dijital bir kütüphane inşa etmek arzusu taşıyorum. Sadece ben değil sizler de birçok konu üzerinde fikirlerinizi paylaşabilir ve etkileşime geçebilirsiniz. Fikirler ne kadar duru ise bir o kadar fark yaratır, bu düşünce tarzının hayatlarımıza yansıması için saltideas.com'u kurdum. Afiyet Olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir