Mimarlık Sıralama ve Bilinmesi Gerekenler

Eveeet! YKS’ye de girildiğine göre sırada üniversite taban ve tavan puanları, mimarlık sıralama taramaları ve tercih kitapçığına gömülme dönemine geçilebilir. Stres hiç bitmiyor dimi? Durun bu yaşadığınız okulda yaşayacaklarınız yanında hiçbir şey. Ben kimsenin canını sıkmak istemem aksine kişinin potansiyelinin ortaya çıkması için çaba gösteririm.

Bu yazı da sizin potansiyelinizin farkına varmanız için.

Mimarlık Sıralama

Mimarlık Sıralama ve Bilinmesi Gerekenler

Kafanızdaki birçok soruya cevap vermek için çaba göstermeyeceğim, temel düzeyde herkesin yaşadığı sorunsallara değinmek derdindeyim. Mimarlık sıralama ve Genel Sorular;

1.En iyi iş imkanlarına hangi üniversite ile ulaşabilirim?

2.Hangi ilde en iyi öğrencilik hayatı yaşanır?

3.Yurtdışı üniversiteleri hayallerime kavuşmakta bana hız kazandırabilir mi?

4. Vakıf üniversitesine gitsem ne kazanır ne kaybederim.

5. Yaşadığım şehirde üniversiteye gitmek, o ne öyle liseye devam eder gibi, mi acaba?

1.Soruya kısa cevabım:

İlk etapta mezun olduğunuz üniversite gerçekten çok önemlidir. Ama ve fakat üniversitedeki zamanınızı nasıl geçirdiğiniz daha önemlidir. Mimarlık çok geniş bir alandır ve okul süresini efektif kullanmak gerçekten önemlidir. İsim yapmış A üniversitesinden mezun bir arkadaş meslek pratiklerine haiz değil ve meslek icra gerekliliklerini yerine getirmediyse geçmiş olsun o cv’deki A üniversitesinin fiyakalı ismine. Diğer yandan isim yapan üniversiteler de durduk yere isim yapmıyorlar. İş dünyasından birçok alanla iş birliği, konusunda uzman kadro, büyük imkanlara sahip kütüphane ve çalışma ortamları, sosyal aktivite de çeşitlilik ve çok farklı öğrenci kulüpleri gibi birçok imkanı sizlere sundukları için bal tutan parmağını yalar hesabı, A üniversitesi ve ligine giden arkadaş bu imkanlardan doğal bir şekilde faydalandığı için nitelik kazanıyor.

Bilinçli tüketici grubu A ve türevleri üniversiteleri tercih ettikleri için doğal bir bilinç kümesi oluşturuyorlar. Bu bilinç kümesindeki topluluğu dışarıda güzel işler yapan mimarlar ile de bu tarz üniversiteler buluşturduğu için öğrencilik sürecinde kişi çabasına bağlı olarak doğal ve kaliteli bir çevre inşa edebiliyor. Bu çevre size staj ve ilk iş deneyimi gibi imkanlar sunarak, sizi bir adım öteye taşıyabilir.

2. Soruya kısa cevabım:

Öğrenci kültürlerinin yerleştiği şehirler vardır. Bu şehirler size birçok fırsat ve imkan sunarlar. Örneğin Eskişehir, öğrencilerin yerlisinin önüne geçtiği bir şehir. Eskişehirliler genel olarak medeni ve gün görmüş insanlardır. Öğrenciye karşı ilgili ve yardım severdirler. İnsanların tavırları zor zamanlarda hayatı daha yaşanır kılarlar. Gece kütüphaneden başıma bir şey gelir mi diye düşünmeden eve dönebilirsiniz. Öğrenciler sosyal medyada çok aktiftirler ve birçok yardım sayfası bulunur. Takas usulü öğrenciler arasında çok yaygındır. Mezun olacak bir arkadaş çok ucuza hatta ücretsiz kitaplarını, eşyalarını size verebilir. Bu gibi etkileşimler hayatı çok kolaylaştırır. Sosyal aktiviteler açısından da çok canlı olan Eskişehir öğrenciler arasında denizi olmasa da porsuğu bize yeter diyerek çok sevilir. Sizde kendi tarzınıza göre tercih şehirlerini puanlandırarak bir liste hazırlamalısınız, her şey üniversite tercih ederek sonlanmıyor.

3. Soruya kısa cevabım:

Maalesef günümüzde yurt dışında okumak fikri çok zor görünüyor. Kurun bu seviyelerde olması şartları çok zorlaştırdı. Yurtdışındaki devlet üniversitelerinden bahsediyorum, özel üniversitelere bakış bile atamam. Avrupa’da ülkelerin üniversiteye öğrenci kabul etme prosedürleri farklılık gösteriyor. Fransa da birçok üniversite sizin bulunduğunuz ülkede bir üniversiteye giriş yaptıktan sonra başvurmanız gerektiğini söyleyebiliyor.

Belçika’da üniversiteye liseden sonra başvurabiliyorsunuz fakat kabul süreçleri ve mülakatları zaman alıyor. Ben Gent üniversitesi mimarlık fakültesinden kabul alırken 15 sayfalık bir başvuru mektubu kaleme almıştım. Sizi neden Belçika’da okumak gibi bir lütufla buluşturmalıyız diye soruyorlar. Sizde anlatıyorsunuz. Gerekçeleriniz kabul görürse size telefon randevusu verip belirtilen tarihte aramanızı ve bu yazdıklarınız üzerinden telefonda İngilizce mülakat olacağınız söyleniyor. Belirtilen tarih ve saatte arayıp, tabi onların saatine göre arayıp yetkili ile muhabbet ediyorsunuz, sizden iyi bir elektrik alırsa ‘’ sizin hakkınızdaki görüşüm pozitiftir sn…… , bir sonraki adıma geçebilirsiniz.’’ Diyerek sizi maille vize başvurusuna yönlendiriyorlar.

Avrupa’daki mimarlık bölümlerinin ders içeriklerini incelerseniz benzerlikler ve farklılıklar bulabilirsiniz. Ama ekole sahip okullar size bir kültür kazandırıyor. Size yaklaşım ve kavrayışlar aktarıyorlar. Aynı mimarlık tarihi dersini Avrupa’da aldığınızda konusu geçen birçok şehri, mekanı ve mimarların eserlerini yerinde görme fırsatı kazanıyorsunuz. Bu size paha biçilemez bir altyapı inşa etme fırsatı sunuyor. Yabancı dilden bahsetmiyorum bile. Sakın eramus’la bir dönem gezmeye gitmek ile orada öğrencilik hayatını geçirmek deneyimini birbirine karıştırma hatasına düşmeyin. Bu arada çoğu Avrupa ülkesinde öğrenciler haftalık maksimum 20 saat çalışabiliyor. Anlaşmanıza bağlı olarak haftalık 20 saat çalışma ile kiranızı karşılayabilirsiniz.

4. Soruya kısa cevabım:

Vakıf üniversitelerinin sayısı devlet üniversitelerinin sayısını geçti mi? Ben takip etmeyi bırakalı çok oldu. Objektif olmak gerekirse ben devlet üniversitelerinden yanayım. Bu arada birçok arkadaşım vakıf üniversitelerinden mezundur. Burada birinci soruya verdiğim cevabımdaki bilinç kümesi topluluğu beni cezbediyor. Vakıf üniversitesinde okumuş olan arkadaşlarımın, çay sohbetlerindeki şikayetleri genel olarak öğrenci düzeyi hakkında oluyordu. Sanki işin içine para girince kavramlar biraz hafifliyor gibi…

Vakıf üniversitelerinin sundukları imkanlar devlet üniversitelerinin hepsi olmasa da birçoğundan daha iyi oluyor çünkü onlar para kazanan bir kurum yapısına sahipler. Devlet üniversitesinde atölye taburelerini değiştirmek istense prosedür süresince siz mezun olabilirsiniz. Mimarlık bölümünde mekanın ruhu çok önem taşıyor, şimdiki vakıf üniversiteleri bunun farkında ve yeni bir bina yapılacaksa bunu tanınmış mimarlara yaptırıyorlar. Devlet üniversitelerinin çoğunun böyle bir imkanı yok, daha önce kimya mühendisliği için yapılmış bir bina mimarlık fakültesine dönüştürülebilir. Mekanın ruhu kısaca imkanlar dahilinde hep ihmal ediliyor. Bu konuda da vakıf üniversiteleri bir adım öne geçiyor.

5. Soruya kısa cevabım:

Yaşadığınız bir şehirde üniversiteye gitmek size maddi olarak büyük bir rahatlık kazandırır. Mimarlık bölümü her dönem ders içeriklerinden dolayıdır ki araç gereç ve sunum çıktıları olarak maddi bir külfet içerir. Bu harcamaların yanına kira, faturalar ve harçlık gibi giderleri yazdığınız zaman yaşadığınız şehirde üniversite okumak gerçekten cazip bir fikirmiş gibi gelebilir. Örneğin Eskişehir’de 900’tl kirası olan bir evde 3 arkadaşın yaşadığını düşünelim. Eskişehir’in soğuk bir yer olduğunu da unutmayarak, Kasım ayından Mart sonuna kadar olabilecek bir hesabı beraber yapalım.

900/3 kira + 450/3 doğalgaz + 210/3 elektrik + 150/3 su + 105/3 internet  + 100 yol + 150 kırtasiye ( maket için fotoblok/mukavva, A1 renkli çıktılar, kalem-uç-boya-maket bıçağı vb.(bunlar genelde kaybolur bir daha almak durumunda kalırsınız), diğer maket malzemeleri) jüri dönemine göre artar veya azalır = 855tl ortalama zaruri gideriniz buna 500tl de harçlık ekleseniz ayda ortalama 1350tl net gidereniz bulunmaktadır. Varın siz düşünün bulunduğunuz şehir de mi yoksa istediğiniz/başka şehir de mi okumak size uyuyor.

Sorular ve cevaplar artabilir, cevaplar daha da uzayabilir. Ayrıntıya soru başlığı üzerinden girmek bana daha doğru geliyor. YKS’ye girdiniz, o kadar stresin üstüne hiçbir şey bitmedi daha yeni başlıyoruz. Mimarlık sıralama sonraki konu önce hayata dair önceliklerimizi belirlememiz gerekmektedir. Soru ve cevapları arttırabilmek adına bana geri dönüş yapmanız ve tercihlerinizin size hep mutluluk getirmesini dilerim.

Mimarlık öğrencileri için tavsiyeler.

SaltideaS

Hayatın muhteşem üçlüsü gezmek, yemek ve sanat üzerine düşüncelerimi ufak ufak notlar halinde tutarken bunları sizlerle de paylaşmak istedim. (Bunların dışındaki kavrayışlarımı Blog bölümünde bulabilirsiniz.) Yaklaşık 15 senedir mutfakla çok yakın bir ilişki içindeyim, her fırsat olduğunda doğada kaybolmayı çok severim ve mesleğimin de katkısı ile sanatla organik bir bağ içindeyim. Bu sitede dijital bir kütüphane inşa etmek arzusu taşıyorum. Sadece ben değil sizler de birçok konu üzerinde fikirlerinizi paylaşabilir ve etkileşime geçebilirsiniz. Fikirler ne kadar duru ise bir o kadar fark yaratır, bu düşünce tarzının hayatlarımıza yansıması için saltideas.com'u kurdum. Afiyet Olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir